Okullar yeniden açıldı.
Evlerde sabah telaşı, ütülenmiş okul kıyafetleri, hazırlanan beslenme çantaları ve erkenden kurulan alarmlar yeniden hayatımızın bir parçası oldu. Kimi çocuk heyecanla okul yolunu tuttu, kimi uzun bir tatilin ardından yeniden ders sıralarına dönmekte zorlandı.
Anne babalar için ise başka bir dönem başladı: Ödevler, sınavlar, notlar, denemeler, başarı beklentileri…
Ama ben bu eğitim yılının başında başka bir soruyu sormak istiyorum:
Çocuklarımızı yalnızca sınavlara mı hazırlıyoruz, yoksa hayata da hazırlıyor muyuz?
Çünkü bir çocuğun kaç soru doğru yaptığı elbette önemli. Fakat kendisini başarısız hissettiğinde ne yaptığı, hata yaptığında kendine nasıl davrandığı, arkadaşının üzüntüsünü fark edip etmediği, hayır diyebildiği, yardım isteyebildiği ve en önemlisi kendisini olduğu haliyle değerli hissedip hissetmediği de en az notları kadar önemli.
Bazen çocuklarımızın karnesine bakarken onların yüzüne bakmayı unutuyoruz.
“Matematik kaç?”
“Deneme nasıl geçti?”
“Kaçıncı oldun?”
sorularının arasına biraz da;
“Bugün nasılsın?”
“Okulda seni mutlu eden bir şey oldu mu?”
“Canını sıkan bir şey var mı?”
“Bir şeye ihtiyacın olursa benimle konuşabileceğini biliyor musun?”
sorularını eklemeye ne dersiniz?
Çünkü çocuk, yalnızca akademik başarısıyla büyümez.
Bazen bir öğretmenin söylediği tek bir cümle, bir çocuğun kendine bakışını yıllarca değiştirebilir. Bazen bir annenin “Senin notundan önce senin nasıl hissettiğin önemli.” demesi, bir çocuğun omuzlarındaki büyük bir yükü hafifletebilir.
Yeni eğitim yılının başında çocuklarımızın çantalarını yine kitaplarla, defterlerle ve kalemlerle dolduralım.
Ama onların görünmeyen çantasına da biraz özgüven, sabır, merhamet, sorumluluk ve hata yapma cesareti koyalım.
Çünkü okul sadece bilgi öğreten bir yer değildir.
Okul aynı zamanda çocuğun kendisini tanımayı, başkalarıyla ilişki kurmayı, düşüp yeniden kalkmayı ve hayata hazırlanmayı öğrendiği yerdir.
Ve belki de biz yetişkinlerin bu yıl öğrenmesi gereken en önemli şey şudur:
Çocuklarımızın geleceğini yalnızca aldıkları notlar belirlemeyecek. Onlara bugün nasıl hissettirdiğimiz de yarın kim olacaklarını etkileyecek.
Yeni eğitim yılı hepimize bunu hatırlatsın.
Çocuklarımız başarılı olsun elbette.
Ama önce iyi olsunlar.
Kendilerini tanısınlar, sevsinler, hata yapmaktan korkmasınlar ve gerektiğinde yeniden başlayabileceklerini bilsinler.
Çünkü hayatın en önemli sınavı, çoğu zaman okul bittikten sonra başlıyor.
Reyhan Karakurt Cintosun
Türkolog, Danışman
Anka Eğitim ve Gelişim Merkezi Kurucusu