İNSAN
Sahi, neydi insan?
Hangi doğrusu vardı,
hangi yanlışı?
İnsanlık heybesi ne kadar doluydu?
Ne kadar boş?
Ve vicdan…
Onu da koyuyor muyduk terazinin bir kefesine,
yoksa işimize gelmeyen her şey gibi
onu da görmezden mi geliyorduk?
Ah azizim…
Günümüzde gülümsemek bile zor.
Yüzlerde tebessümden çok
umursamazlığın gölgesi var.
Herkes bir maske takmış yüzüne.
Kimi güçlü görünmek için,
kimi kırılmamak için,
kimi de başkasının acısını görmemek için…
Herkes kendi Robin Hood’unu bekliyor artık.
Bir kurtarıcı…
Bir kahraman…
Belki köşe başında bekliyordur,
belki daha yolun çok başındadır.
Oysa insanın önce
şapkasını önüne koyması gerekmez mi?
“Bunlar benim hatalarım.”
“Bunlar benim sorumluluklarım.”
“Burada ben yanıldım.”
“Burada benim susmam yanlıştı.”
diyebilmesi…
Ne kadar zor geliyor insana,
kendi aynasına bakmak.
Onun yerine
“Şu senin hatan,
bu da senin vazifen.”
demek daha kolay.
Çünkü hayat zor.
Ve biz, hayat zorlaştıkça
birbirimizin yarasına merhem olmak yerine
birbirimizin zayıf yerini arıyoruz.
Kime gücümüz yeterse…
Biraz daha güçlü görünmek,
biraz daha haklı çıkmak,
biraz daha üstün olmak için
birbirimizi incitiyoruz.
Sonra adına hayat diyoruz.
Belki de insan olmak
hiç bu kadar zor değildi.
Belki zorlaşan insan olmak değil,
insanlığımızı hatırlamak.
Her gün bir başka olay,
her gün bir başka kırgınlık,
her gün biraz daha yabancılaşıyoruz
birbirimize.
Peki, bunun bir sonu var mı?
Elbette vardır.
Bir gün durup
kendimize bakarsak…
Aynadaki yüzü değil,
ardındaki insanı görürsek…
Vicdanımızın sesini
dünyanın gürültüsünden ayırabilirsek…
Ve yeniden hatırlarsak
insan olduğumuzu…
Belki o zaman
bir şeyler değişir.
Belki dünya değil,
önce biz değişiriz.
Belki bir insanın kalbine dokunuruz.
Belki birinin yükünü hafifletiriz.
Belki bir gün,
bir başkasının Robin Hood’unu beklemek yerine
kendi içimizdeki insanı buluruz.
Ne dersin azizim?
Olur mu?
İnsanlık hâlâ kurtarılabilir mi?
Yoksa önce
insanın kendisini
yeniden insan etmesi mi gerekir?
Her daim bir umut vardır
Aylin Özgür
Ekleme
Tarihi: 12 Eylül 2026 -Cumartesi
İNSAN
Sahi, neydi insan?
Hangi doğrusu vardı,
hangi yanlışı?
İnsanlık heybesi ne kadar doluydu?
Ne kadar boş?
Ve vicdan…
Onu da koyuyor muyduk terazinin bir kefesine,
yoksa işimize gelmeyen her şey gibi
onu da görmezden mi geliyorduk?
Ah azizim…
Günümüzde gülümsemek bile zor.
Yüzlerde tebessümden çok
umursamazlığın gölgesi var.
Herkes bir maske takmış yüzüne.
Kimi güçlü görünmek için,
kimi kırılmamak için,
kimi de başkasının acısını görmemek için…
Herkes kendi Robin Hood’unu bekliyor artık.
Bir kurtarıcı…
Bir kahraman…
Belki köşe başında bekliyordur,
belki daha yolun çok başındadır.
Oysa insanın önce
şapkasını önüne koyması gerekmez mi?
“Bunlar benim hatalarım.”
“Bunlar benim sorumluluklarım.”
“Burada ben yanıldım.”
“Burada benim susmam yanlıştı.”
diyebilmesi…
Ne kadar zor geliyor insana,
kendi aynasına bakmak.
Onun yerine
“Şu senin hatan,
bu da senin vazifen.”
demek daha kolay.
Çünkü hayat zor.
Ve biz, hayat zorlaştıkça
birbirimizin yarasına merhem olmak yerine
birbirimizin zayıf yerini arıyoruz.
Kime gücümüz yeterse…
Biraz daha güçlü görünmek,
biraz daha haklı çıkmak,
biraz daha üstün olmak için
birbirimizi incitiyoruz.
Sonra adına hayat diyoruz.
Belki de insan olmak
hiç bu kadar zor değildi.
Belki zorlaşan insan olmak değil,
insanlığımızı hatırlamak.
Her gün bir başka olay,
her gün bir başka kırgınlık,
her gün biraz daha yabancılaşıyoruz
birbirimize.
Peki, bunun bir sonu var mı?
Elbette vardır.
Bir gün durup
kendimize bakarsak…
Aynadaki yüzü değil,
ardındaki insanı görürsek…
Vicdanımızın sesini
dünyanın gürültüsünden ayırabilirsek…
Ve yeniden hatırlarsak
insan olduğumuzu…
Belki o zaman
bir şeyler değişir.
Belki dünya değil,
önce biz değişiriz.
Belki bir insanın kalbine dokunuruz.
Belki birinin yükünü hafifletiriz.
Belki bir gün,
bir başkasının Robin Hood’unu beklemek yerine
kendi içimizdeki insanı buluruz.
Ne dersin azizim?
Olur mu?
İnsanlık hâlâ kurtarılabilir mi?
Yoksa önce
insanın kendisini
yeniden insan etmesi mi gerekir?
Her daim bir umut vardır
Aylin Özgür
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.