Aylin Özgür
Köşe Yazarı
Aylin Özgür
 

Takvim Yaprakları Arasında Hapsolmak

Hayatımızın sayılardan ibaret olduğunu söylerler. Aslında biraz da biz öyle olmasını istedik. Her şey sayı artık; her yerimiz plan, her anımız program. Ne çok sayı, ne çok hedef var ve hepsi birbirine bağlı. "Şu gün, şu saat..." Neredeyse hayatımız bu cümleden ibaret. Peki ya hayallerimiz? Onlar hangi güne, hangi saate yazıldı? Onlara yer kaldı mı? İnsanoğlu uykuya da ihtiyaç duyar, unutmamak gerek. Ama yetişkinseniz dört-beş saat uyusanız da olur, derler. Böylece diğer şeyleri yapmaya daha çok vaktiniz kalır. Hadi, bu gece de biraz daha az uyuyun ve bugünkü programınızı tamamlayın. Hem çok uyumak tembellik sayılır. Beynin besine ihtiyacı vardır; o da öğrenerek, çalışarak ve sürekli bir şeylerle uğraşarak karşılanır. Takvimsiz ev neredeyse yok artık. Kimisi sadece tarih görmek için asar onu duvara, kimisi ise yapılacaklar listesini günlere bölerek yaşar. Hani deriz ya: "Benim hayatım, kime ne? İstediğim gibi yaşar, istediğimi yaparım." İşte pek de öyle değil. Farkında mıyız bilmiyorum ama çoğumuz takvime göre yaşıyoruz. Çok mu yoruldunuz? Bir bakın bakalım, takvimde size ayrılmış boş bir gün, boş bir saat var mı? Belki sayılar arasında bir anlığına ruhunuzla nefes alırsınız. Gerçi o da pek mümkün değil. Neden mi? Çünkü ertelenen işler birden aklımıza gelir. İşlerimizi erteleriz, yeniden planlarız, yeniden sıralarız. Ama en çok da kendimizi erteleriz. Ve fark etmeden, takvim yaprakları arasında hapsoluruz... Her daim bir umut vardır Aylin Özgür
Ekleme Tarihi: 28 Haziran 2026 -Pazar

Takvim Yaprakları Arasında Hapsolmak

Hayatımızın sayılardan ibaret olduğunu söylerler. Aslında biraz da biz öyle olmasını istedik. Her şey sayı artık; her yerimiz plan, her anımız program. Ne çok sayı, ne çok hedef var ve hepsi birbirine bağlı. "Şu gün, şu saat..." Neredeyse hayatımız bu cümleden ibaret. Peki ya hayallerimiz? Onlar hangi güne, hangi saate yazıldı? Onlara yer kaldı mı? İnsanoğlu uykuya da ihtiyaç duyar, unutmamak gerek. Ama yetişkinseniz dört-beş saat uyusanız da olur, derler. Böylece diğer şeyleri yapmaya daha çok vaktiniz kalır. Hadi, bu gece de biraz daha az uyuyun ve bugünkü programınızı tamamlayın. Hem çok uyumak tembellik sayılır. Beynin besine ihtiyacı vardır; o da öğrenerek, çalışarak ve sürekli bir şeylerle uğraşarak karşılanır. Takvimsiz ev neredeyse yok artık. Kimisi sadece tarih görmek için asar onu duvara, kimisi ise yapılacaklar listesini günlere bölerek yaşar. Hani deriz ya: "Benim hayatım, kime ne? İstediğim gibi yaşar, istediğimi yaparım." İşte pek de öyle değil. Farkında mıyız bilmiyorum ama çoğumuz takvime göre yaşıyoruz. Çok mu yoruldunuz? Bir bakın bakalım, takvimde size ayrılmış boş bir gün, boş bir saat var mı? Belki sayılar arasında bir anlığına ruhunuzla nefes alırsınız. Gerçi o da pek mümkün değil. Neden mi? Çünkü ertelenen işler birden aklımıza gelir. İşlerimizi erteleriz, yeniden planlarız, yeniden sıralarız. Ama en çok da kendimizi erteleriz. Ve fark etmeden, takvim yaprakları arasında hapsoluruz... Her daim bir umut vardır Aylin Özgür
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rotayonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.