İnsan kırıldıkça içine dönermiş.
Kendini onarmayı öğrenirmiş.
Uzaklaşırmış kıranlardan.
Gidermiş en kuytu köşelere,
ona huzur veren yeşillerde ve mavilerde teselli ararmış.
Sonra hayata bakıp, “Ne çok şeyi kendime dert edinmişim, ne boşuna üzülmüşüm,” dermiş.
Oysa insanı ne başkası gerçekten üzer ne de başkası yaralar; insan, kendine izin verdiği kadar kırılır.
Hayatta aynada göremediğin çok şey vardır.
Bazen her şey gözünün önündedir ama biri göstermeden, hatta seni biraz sarsmadan fark edemezsin.
Eskimiş, artık sana iyi gelmeyen şeyler için hayıflanma.
Bırak gitsinler ki yenilere yer açılsın.
Belki yıkman gerekir, belki de yıkılman ama her şey yeniden, daha iyi kurulabilir.
Bir gün gelecek, yüzleşeceksin.
Ve hayatın görünmeyen yüzüyle karşı karşıya kalacaksın.
Dünya zaten yeterince karmaşık; hayatımızda belirsizliklere daha fazla yer vermeyelim.
Belki uğraştığımız sorunlara güle güle diyeceğiz.
Belki de artık değişmesi gereken ne varsa değişecek ya da son bulacak.
Belki de anlamak içindi her şey.
Her daim bir umut vardır.
Aylin Özgür