
İnsanlığın hikâyesi, ilk anne Havva’nın kalbinde atmaya başlayan o kadim nefesle başladı.
Toprağın sırrını, yaşamın mucizesini ve merhametin en saf halini taşıyan o ilk kadın; aslında bütün zamanlara yayılan bir ışığın başlangıcıydı.
Yüzyıllar boyunca her kadın o ışığı biraz daha büyüttü.
Bir kız çocuğu olarak dünyaya gelen o saf ruh…
Hayallerle büyüdü, hayatla yoğruldu, sonra sevgisiyle bir anneye dönüştü.
Ve her anne, sadece bir çocuk değil; bir çağ bir umut ve bir geleceği doğurdu.
Kadın…
Toprağın bereketi, suyun sabrı, rüzgârın özgürlüğü ve ateşin gücü gibidir.
Sessiz ama derin, narin ama sarsılmaz…
Dünyanın kalbi gibi atan görünmez bir kudrettir.
Şiddetin olmadığı, eşit ve özgür yarınlara…
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
Ve bu çiçek sizlere…
Musa Aşkın