Musa Aşkın
Köşe Yazarı
Musa Aşkın
 

EN UZUN GECEDE

Bugün 21 Aralık ve en uzun gece.  Dünya döngüsü denilen bir kavram var; sanki hayatın her eksik zamanına serpilmiş gibi. İnsan gürültüye alıştıkça sessizliğin ne söylediğini unutur. Oysa hayat, en çok susarak anlatır kendini. Bir yaprağın yere düşüşünde, sabahın serinliğinde, gözle görülmeyen ama kalpte hissedilen o ince titreşimde… Modern dünya bize her şeyi anlatır; neyi düşünmemiz gerektiğini, neye üzülüp neye sevinmemiz gerektiğini bile. Fakat bize bir şeyi öğretmez kendimiz olmayı. Kalabalıklar içinde yürürken başkalarının hikâyelerini sırtlanırız. Başkalarının acılarıyla üzülür, başkalarının başarılarıyla seviniriz. Kendi iç sesimiz ise araya sıkışır duyulmaz, bastırılır  ama unutulur. O ses, bizi biz yapan tek şeydir. İnsan onu kaybettiğinde yaşar gibi yapar, ama aslında yalnızca var olur. Doğa yalan söylemez. Ne alkış ister ne onay. Bir çiçek, kimse bakmasa da açar. Bir kurt, kimse dinlemese de ulur. Onların varlığı bir gösteri değil, bir zorunluluktur. İnsan da böyle olmalıydı belki; anlatmak için değil, olmak için yaşamalıydı. Gerçek bilgi manşetlerde değil, deneyimdedir. Gerçek bilgelik, başkasının hayatını izlemekten değil, kendi yolunda yürümekten doğar. Ormana gitmek bir kaçış değil, insanın kendine dönüşüdür aslında; kendi özüne, kendi sessizliğine, kendi hakikatine dönüştür.  Çünkü insan ancak durduğunda duyar. Ancak karanlık uzadığında ışığı fark eder. Ve ancak hayatı seyretmeyi bıraktığında yaşamaya başlar. Tam da bu hâldeyim şimdi; kendi hâlimde, uzaktan seyrediyorum kendimi ve kendime yakın gördüğüm insanları. Aralığın son demleri… İçinde bugünü ve son günü barındıran o ince zaman aralığı...  Hep uzak sandığımız, gelmesine aylar varken planlar yaptığımız, hayaller kurduğumuz günler. Kimi oldu, kimi olmadı. Gerçekleşenler oldu, gerçekleşmeyenler kaldı geride. Gerçekleşmeyeni sonraki yıla aktarıyoruz, bir kez daha dilemek için. Ama ben bu kez farklı bir yerdeyim. İstemeden istemeyi, zorlamadan beklemeyi tercih ediyorum. Belki de bazı şeyler, peşinden koşulduğunda değil, sessizce alan açıldığında geliyor. Musa Aşkın
Ekleme Tarihi: 23 Aralık 2025 -Salı

EN UZUN GECEDE

Bugün 21 Aralık ve en uzun gece. 
Dünya döngüsü denilen bir kavram var; sanki hayatın her eksik zamanına serpilmiş gibi.

İnsan gürültüye alıştıkça sessizliğin ne söylediğini unutur. Oysa hayat, en çok susarak anlatır kendini.

Bir yaprağın yere düşüşünde, sabahın serinliğinde, gözle görülmeyen ama kalpte hissedilen o ince titreşimde…

Modern dünya bize her şeyi anlatır; neyi düşünmemiz gerektiğini, neye üzülüp neye sevinmemiz gerektiğini bile.

Fakat bize bir şeyi öğretmez kendimiz olmayı.

Kalabalıklar içinde yürürken başkalarının hikâyelerini sırtlanırız. Başkalarının acılarıyla üzülür, başkalarının başarılarıyla seviniriz.

Kendi iç sesimiz ise araya sıkışır duyulmaz, bastırılır  ama unutulur. O ses, bizi biz yapan tek şeydir. İnsan onu kaybettiğinde yaşar gibi yapar, ama aslında yalnızca var olur.

Doğa yalan söylemez. Ne alkış ister ne onay. Bir çiçek, kimse bakmasa da açar. Bir kurt, kimse dinlemese de ulur.

Onların varlığı bir gösteri değil, bir zorunluluktur. İnsan da böyle olmalıydı belki; anlatmak için değil, olmak için yaşamalıydı.

Gerçek bilgi manşetlerde değil, deneyimdedir. Gerçek bilgelik, başkasının hayatını izlemekten değil, kendi yolunda yürümekten doğar.

Ormana gitmek bir kaçış değil, insanın kendine dönüşüdür aslında; kendi özüne, kendi sessizliğine, kendi hakikatine dönüştür. 

Çünkü insan ancak durduğunda duyar. Ancak karanlık uzadığında ışığı fark eder. Ve ancak hayatı seyretmeyi bıraktığında yaşamaya başlar.

Tam da bu hâldeyim şimdi; kendi hâlimde, uzaktan seyrediyorum kendimi ve kendime yakın gördüğüm insanları.

Aralığın son demleri… İçinde bugünü ve son günü barındıran o ince zaman aralığı... 
Hep uzak sandığımız, gelmesine aylar varken planlar yaptığımız, hayaller kurduğumuz günler.

Kimi oldu, kimi olmadı. Gerçekleşenler oldu, gerçekleşmeyenler kaldı geride.

Gerçekleşmeyeni sonraki yıla aktarıyoruz, bir kez daha dilemek için.

Ama ben bu kez farklı bir yerdeyim. İstemeden istemeyi, zorlamadan beklemeyi tercih ediyorum.

Belki de bazı şeyler, peşinden koşulduğunda değil, sessizce alan açıldığında geliyor.

Musa Aşkın

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rotayonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.