GÖZLERİNİZE BAKIN RUHUNUZU GÖRÜN.
Çünkü gözler, insanın sonsuza açılan en sessiz penceresidir.
Biz çoğu zaman dünyaya,
sakladığımız gözyaşlarının ardından bakıyoruz.
Eksik kalan yanlarımızı,
adı konulamayan gerçekleri,
karanlıkta unutulmuş sırları arıyoruz.
Oysa sırlar büyüdükçe insanın içinde derin kuyular açılıyor.
Ve insan, en çok kendi içinde kayboluyor.
Ruhlarımız…
Sanki zamansız bir uykunun içinde.
Belki derin bir sessizlikte,
belki de unutulmuş bir yalnızlıkta.
Arıyoruz onları.
Ama kendimize ulaşamadığımız her yerde
hayallere sığınıyoruz.
Pembe düşler örtüyor içimizin kırık yerlerini.
Bir süreliğine acıları susturuyor belki.
Ama ruhlarımız, karanlığın en dip yerinden
sessiz çığlıklarla bizi çağırmaya devam ediyor.
İnsan, aslında ömrü boyunca kendine doğru yürür.
Her yolculuk biraz kaybolmak,
biraz da kendini bulmaktır.
Ve herkesin görünmeyen bir valizi vardır.
Kiminin içinde yarım kalmış vedalar,
kiminin içinde suskunluklar,
kiminin içinde hiç söylenememiş cümleler…
Kimse birbirinin yükünü tam olarak bilemez.
Ruhumuzda sakladığımız sırlar,
başkalarının kalbinde iz bırakır mı?
Yoksa en ağır yaraları yine insan kendine mi açar?
“Hayat bir yolculuktur” diyenler oldu.
Ama bazıları bizi en uzun yolların ortasında bıraktı.
Biz ise kırılmışlığımızı bile suç sayıp
kendimizi affetmeyi unuttuk.
Şimdi anlıyoruz…
Başkalarına verdiğimiz değerin birazını
kendimize vermeyi öğrenmeden
hiçbir yol tamamlanmıyor.
Vicdanımızdır bizim gerçek pusulamız.
Sessizdir belki ama yanılmaz.
İnsan bazen bütün dünyayı kaybeder de
vicdanını kaybettiğinde gerçekten kaybolur.
Yine de yürümeye devam ediyoruz.
Kalbimizin içinde saklı bir cennet var mı?
Korkularımız hangi karanlıkta büyüyor?
Suçluluk, ruhumuzu zincire vurmak isteyen görünmez bir gölge belki…
Ama insan, kendi ışığını hatırladığı gün
o zinciri kırmayı da öğreniyor.
Gözlerimiz hâlâ buğulu…
Ama her bakışın ardında anlatılmayı bekleyen bir hakikat var.
Ve bir gün…
Ruhumuz o derin kuyulardan çıkacak.
Sessizlik çözülecek.
Saklanan bütün gerçekler ışığa kavuşacak.
O gün geldiğinde
ne yalan kalacak geriye
ne de korkular.
Ruhum…
Artık saklanma.
Bak gözlerime.
Anlat içindeki bütün karanlığı,
bütün kırgınlıkları,
bütün sırları…
Çünkü insanı en çok,
içinde susturduğu gerçekler yoruyor.
Güzel anlar sizinle olsun.
Kalbinize huzur, ruhunuza umut değsin.
Çünkü her gecenin içinde,
mutlaka sabaha ulaşan bir ışık vardır.
Her daim bir umut vardır
Aylin Özgür
Ekleme
Tarihi: 15 Mayıs 2026 -Cuma
GÖZLERİNİZE BAKIN RUHUNUZU GÖRÜN.
Çünkü gözler, insanın sonsuza açılan en sessiz penceresidir.
Biz çoğu zaman dünyaya,
sakladığımız gözyaşlarının ardından bakıyoruz.
Eksik kalan yanlarımızı,
adı konulamayan gerçekleri,
karanlıkta unutulmuş sırları arıyoruz.
Oysa sırlar büyüdükçe insanın içinde derin kuyular açılıyor.
Ve insan, en çok kendi içinde kayboluyor.
Ruhlarımız…
Sanki zamansız bir uykunun içinde.
Belki derin bir sessizlikte,
belki de unutulmuş bir yalnızlıkta.
Arıyoruz onları.
Ama kendimize ulaşamadığımız her yerde
hayallere sığınıyoruz.
Pembe düşler örtüyor içimizin kırık yerlerini.
Bir süreliğine acıları susturuyor belki.
Ama ruhlarımız, karanlığın en dip yerinden
sessiz çığlıklarla bizi çağırmaya devam ediyor.
İnsan, aslında ömrü boyunca kendine doğru yürür.
Her yolculuk biraz kaybolmak,
biraz da kendini bulmaktır.
Ve herkesin görünmeyen bir valizi vardır.
Kiminin içinde yarım kalmış vedalar,
kiminin içinde suskunluklar,
kiminin içinde hiç söylenememiş cümleler…
Kimse birbirinin yükünü tam olarak bilemez.
Ruhumuzda sakladığımız sırlar,
başkalarının kalbinde iz bırakır mı?
Yoksa en ağır yaraları yine insan kendine mi açar?
“Hayat bir yolculuktur” diyenler oldu.
Ama bazıları bizi en uzun yolların ortasında bıraktı.
Biz ise kırılmışlığımızı bile suç sayıp
kendimizi affetmeyi unuttuk.
Şimdi anlıyoruz…
Başkalarına verdiğimiz değerin birazını
kendimize vermeyi öğrenmeden
hiçbir yol tamamlanmıyor.
Vicdanımızdır bizim gerçek pusulamız.
Sessizdir belki ama yanılmaz.
İnsan bazen bütün dünyayı kaybeder de
vicdanını kaybettiğinde gerçekten kaybolur.
Yine de yürümeye devam ediyoruz.
Kalbimizin içinde saklı bir cennet var mı?
Korkularımız hangi karanlıkta büyüyor?
Suçluluk, ruhumuzu zincire vurmak isteyen görünmez bir gölge belki…
Ama insan, kendi ışığını hatırladığı gün
o zinciri kırmayı da öğreniyor.
Gözlerimiz hâlâ buğulu…
Ama her bakışın ardında anlatılmayı bekleyen bir hakikat var.
Ve bir gün…
Ruhumuz o derin kuyulardan çıkacak.
Sessizlik çözülecek.
Saklanan bütün gerçekler ışığa kavuşacak.
O gün geldiğinde
ne yalan kalacak geriye
ne de korkular.
Ruhum…
Artık saklanma.
Bak gözlerime.
Anlat içindeki bütün karanlığı,
bütün kırgınlıkları,
bütün sırları…
Çünkü insanı en çok,
içinde susturduğu gerçekler yoruyor.
Güzel anlar sizinle olsun.
Kalbinize huzur, ruhunuza umut değsin.
Çünkü her gecenin içinde,
mutlaka sabaha ulaşan bir ışık vardır.
Her daim bir umut vardır
Aylin Özgür
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.