İyi değilsin ama kötü de değilsin.
Lanetli olsan da, yaşam bir yudum acı bal misali.
Bugün dertten insanı kurutup, yarın sırılsıklam aşık ediyorsun, ey hayat.
Sana şapka çıkarıyorum ey hayat.
Ne umduk, ne bekledik ne geldi önümüze hesabıyla bizi meşgul edensin.
Umut etmeye devam et diyensin, ey hayat
Bazen imkansızı hayal ettiren.
Bazen de “acı gerçekle, yoğrul sonra mutlu olacaksın”, diyensin!
Sana şapka çıkarıyorum ey hayat
Bir avuç düş tutuşturdun elime, “bunların peşinden koş ama yorulma”, dedin
Koştum, koştum yeri geldi nefes nefese kaldım
Ama ulaşamadım çünkü inanmayı unutmuştum. Ben ise sadece durmadan düşlerimi yakalayacağım diye koştum peşlerinden.
Sana şapka çıkarıyorum ey hayat
“Yaşa”, dedin sadece fazla ayrıntı vermeden
Kullanma kılavuzun yok muydu ki senin?
Aradığımız cevaplara daha hızlı ulaşıp, zaman kendimize kalırdı ama siz zamanla da iş birliği içindeydiniz.
Biz uğraş verirken, ödevleri bitirmeye gayret ederken siz kıs kıs bize gülüp eğleniyordunuz
Söylesene ey hayat, “Seni kim yüceltti böyle?”
Sana şapka çıkarıyorum ey hayat, çünkü biz seni kocaman yaptık ama bir yandan da hiç ciddiye almadık!
Her daim bir umut vardır.
Aylin Özgür