NE OLDU BİZE?
Dün biraz daha insandık sanki…
Eksiktik belki, hatalıydık, kırılıyorduk, kırıyorduk,
ama kalbimiz hâlâ yerindeydi.
Birinin eline tutunurduk tereddütsüz,
bir bakıştan anlardık derdi.
Gözyaşı gördük mü susar,
acı gördük mü yaklaşırdık.
Yük ağırsa birlikte taşır,
yol uzunsa birlikte yürürdük.
Kimse kimseye yabancı değildi o zamanlar;
kalpler birbirine daha yakındı.
Şimdi ne oldu bize?
Hangi rüzgâr savurdu içimizdeki merhameti?
Hangi karanlık dokundu da
bu kadar kolay vazgeçtik birbirimizden?
Minnet duyan kalpler,
yargı dağıtan dillere dönüştü.
İyilik saflık sayıldı,
samimiyet zayıflıkla ölçüldü.
Oysa bir zamanlar
bir tebessüm bile yeterdi hatırlamaya
insan olduğumuzu.
Bir zamanlar bir kişi çok şeydi,
bir söz, bir dokunuş, bir hatır…
Şimdi kalabalıklar içindeyiz,
ama eksik, ama sessiz, ama uzak.
Her fikrin bir değeri vardı,
her emeğin bir ağırlığı.
Dinlerdik, anlamaya çalışırdık,
yargılamak bu kadar kolay değildi.
Şimdi ise sözler keskin,
bakışlar soğuk,
kalpler kapalı.
Anlamak yerine hüküm veriyoruz,
hissetmek yerine uzaklaşıyoruz.
“Zaman kötü” diyorlar…
Oysa zaman hep aynı akıyor.
Değişen saatler değil,
değişen biziz.
Eskiden sahip olamadıklarımız kıymetliydi,
bir hayalin bile yeri vardı içimizde.
Beklerdik, isterdik, değer verirdik.
Şimdi ise sahip olduklarımız bile
bir süre sonra anlamını yitiriyor.
İstiyoruz, ulaşıyoruz,
ve sonra unutuyoruz.
Sanki hiçbir şey
hiçbir zaman gerçekten bize ait olmamış gibi.
Kıymet dediğimiz şey
ellerimizden kayıp giderken
fark etmiyoruz bile.
Ve belki de en acısı şu:
Artık kimse bunun farkında değil,
ya da farkında olmak istemiyor.
İnsan,
kendinden uzaklaştıkça
başkasına da yabancılaşıyor.
Ve biz,
kalabalıkların ortasında
yavaş yavaş
insan olmayı unutuyoruz.
Ama belki de hâlâ geç değildir…
Belki bir yerde,
küçücük bir iyilikte,
içten bir sözde,
gerçek bir dokunuşta
kendimizi yeniden bulabiliriz.
Çünkü insan,
ne kadar uzaklaşsa da
insanlığa geri dönebilecek tek varlıktır.
Yeter ki hatırlasın.
ve yeniden hissetmeye cesaret etsin.
Hala umut vardır değil mi?
Aylin Özgür
Ekleme
Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma
NE OLDU BİZE?
Dün biraz daha insandık sanki…
Eksiktik belki, hatalıydık, kırılıyorduk, kırıyorduk,
ama kalbimiz hâlâ yerindeydi.
Birinin eline tutunurduk tereddütsüz,
bir bakıştan anlardık derdi.
Gözyaşı gördük mü susar,
acı gördük mü yaklaşırdık.
Yük ağırsa birlikte taşır,
yol uzunsa birlikte yürürdük.
Kimse kimseye yabancı değildi o zamanlar;
kalpler birbirine daha yakındı.
Şimdi ne oldu bize?
Hangi rüzgâr savurdu içimizdeki merhameti?
Hangi karanlık dokundu da
bu kadar kolay vazgeçtik birbirimizden?
Minnet duyan kalpler,
yargı dağıtan dillere dönüştü.
İyilik saflık sayıldı,
samimiyet zayıflıkla ölçüldü.
Oysa bir zamanlar
bir tebessüm bile yeterdi hatırlamaya
insan olduğumuzu.
Bir zamanlar bir kişi çok şeydi,
bir söz, bir dokunuş, bir hatır…
Şimdi kalabalıklar içindeyiz,
ama eksik, ama sessiz, ama uzak.
Her fikrin bir değeri vardı,
her emeğin bir ağırlığı.
Dinlerdik, anlamaya çalışırdık,
yargılamak bu kadar kolay değildi.
Şimdi ise sözler keskin,
bakışlar soğuk,
kalpler kapalı.
Anlamak yerine hüküm veriyoruz,
hissetmek yerine uzaklaşıyoruz.
“Zaman kötü” diyorlar…
Oysa zaman hep aynı akıyor.
Değişen saatler değil,
değişen biziz.
Eskiden sahip olamadıklarımız kıymetliydi,
bir hayalin bile yeri vardı içimizde.
Beklerdik, isterdik, değer verirdik.
Şimdi ise sahip olduklarımız bile
bir süre sonra anlamını yitiriyor.
İstiyoruz, ulaşıyoruz,
ve sonra unutuyoruz.
Sanki hiçbir şey
hiçbir zaman gerçekten bize ait olmamış gibi.
Kıymet dediğimiz şey
ellerimizden kayıp giderken
fark etmiyoruz bile.
Ve belki de en acısı şu:
Artık kimse bunun farkında değil,
ya da farkında olmak istemiyor.
İnsan,
kendinden uzaklaştıkça
başkasına da yabancılaşıyor.
Ve biz,
kalabalıkların ortasında
yavaş yavaş
insan olmayı unutuyoruz.
Ama belki de hâlâ geç değildir…
Belki bir yerde,
küçücük bir iyilikte,
içten bir sözde,
gerçek bir dokunuşta
kendimizi yeniden bulabiliriz.
Çünkü insan,
ne kadar uzaklaşsa da
insanlığa geri dönebilecek tek varlıktır.
Yeter ki hatırlasın.
ve yeniden hissetmeye cesaret etsin.
Hala umut vardır değil mi?
Aylin Özgür
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.