Nurdan Kıyar
Köşe Yazarı
Nurdan Kıyar
 

Çocuğum Nasıl İyi İnsan Olur?

Bu soru çoğu zaman sessizce sorulur. Yüksek sesle dile getirilmez ama bir annenin, bir babanın kalbinde hep vardır. “Başarılı olsun”dan önce gelir, “iyi bir meslek edinsin”den daha derin bir yere dokunur. Çünkü insan bilir; başarı kaybolabilir ama iyi insan olmak, hayatın her anına eşlik eder. Bir çocuğun iyi insan olabilmesi için önce kendini güvende hissetmesi gerekir. Sevginin koşula bağlanmadığı, hata yaptığında dışlanmadığı bir ortamda büyüyen çocuk; başkasına zarar vermekten çekinir. Korkuyla değil, anlayışla büyüyen çocuk vicdan geliştirir. Güvende hisseden bir kalp, başka kalpleri incitmek istemez. Çocuğun duygularına alan açmak da bu yolculuğun en önemli parçalarındandır. “Ağlama”, “buna üzülme”, “abartıyorsun” denilen bir çocuk duygularını tanımayı değil, bastırmayı öğrenir. Oysa kendi üzüntüsünü, öfkesini, hayal kırıklığını tanıyabilen çocuk; başkasının duygusunu da fark edebilir. Empati, anlatılarak değil, anlaşılmakla gelişir. Çocuklar söyleneni değil, yaşananı öğrenir. Ne kadar doğruyu anlattığımızdan çok, nasıl davrandığımızı izlerler. Dürüstlüğü, adaleti, saygıyı; evin içinde, sokakta, trafikte, başkaları hakkında konuşurken görürler. Bir çocuğun vicdanı, en çok ebeveyninin günlük hayatındaki küçük davranışlarla şekillenir. Sınırlar da iyi insan olmanın temel taşlarından biridir. Sınırsızlık özgürlük değil, güvensizlik yaratır. Sevgiyle konmuş kurallar; çocuğa hem kendini hem başkalarını korumayı öğretir. Sınırları olan çocuk, karşısındakinin sınırına da saygı duymayı öğrenir. Bu, adalet duygusunun ilk adımıdır. Sorumluluk verilen çocuk, yaptığı davranışın sonuçlarını fark eder. Her şey onun yerine yapıldığında değil, yapabildiği kadarına izin verildiğinde gelişir. Yaptığı bir hatanın sonucunu güvenli bir ortamda deneyimleyen çocuk; suçluluk değil, sorumluluk duygusu geliştirir. Bu da iyi insan olmanın en sağlam zeminidir. Kendini değerli hisseden çocuk, başkasını küçültme ihtiyacı duymaz. Sürekli kıyaslanan, etiketlenen çocuk ise gücünü kanıtlamak için kırıcı olabilir. Olduğu haliyle kabul edilen çocuk; gücünü paylaşmayı, merhameti ve saygıyı öğrenir. İyi insan olmak, hiç hata yapmamak değildir. Hata yaptığında durup düşünebilmek, özür dileyebilmek ve telafi etmeye çalışmaktır. Çocuğa bu alan tanındığında vicdan gelişir, iç denetim oluşur. Sonuçta bir çocuğu iyi insan yapan şey; kusursuz davranması değil, yanlış yaptığında kalbinin sesini duyabilmesidir. Ona bırakabileceğimiz en büyük miras; yüksek başarılar değil, sağlam bir vicdandır. Ve unutmamak gerekir ki çocuklar en çok söylediklerimizi değil, olduklarımızı taşır. — Nurdan Kıyar Adana / 2026
Ekleme Tarihi: 27 Ocak 2026 -Salı

Çocuğum Nasıl İyi İnsan Olur?

Bu soru çoğu zaman sessizce sorulur. Yüksek sesle dile getirilmez ama bir annenin, bir babanın kalbinde hep vardır. “Başarılı olsun”dan önce gelir, “iyi bir meslek edinsin”den daha derin bir yere dokunur. Çünkü insan bilir; başarı kaybolabilir ama iyi insan olmak, hayatın her anına eşlik eder. Bir çocuğun iyi insan olabilmesi için önce kendini güvende hissetmesi gerekir. Sevginin koşula bağlanmadığı, hata yaptığında dışlanmadığı bir ortamda büyüyen çocuk; başkasına zarar vermekten çekinir. Korkuyla değil, anlayışla büyüyen çocuk vicdan geliştirir. Güvende hisseden bir kalp, başka kalpleri incitmek istemez. Çocuğun duygularına alan açmak da bu yolculuğun en önemli parçalarındandır. “Ağlama”, “buna üzülme”, “abartıyorsun” denilen bir çocuk duygularını tanımayı değil, bastırmayı öğrenir. Oysa kendi üzüntüsünü, öfkesini, hayal kırıklığını tanıyabilen çocuk; başkasının duygusunu da fark edebilir. Empati, anlatılarak değil, anlaşılmakla gelişir. Çocuklar söyleneni değil, yaşananı öğrenir. Ne kadar doğruyu anlattığımızdan çok, nasıl davrandığımızı izlerler. Dürüstlüğü, adaleti, saygıyı; evin içinde, sokakta, trafikte, başkaları hakkında konuşurken görürler. Bir çocuğun vicdanı, en çok ebeveyninin günlük hayatındaki küçük davranışlarla şekillenir. Sınırlar da iyi insan olmanın temel taşlarından biridir. Sınırsızlık özgürlük değil, güvensizlik yaratır. Sevgiyle konmuş kurallar; çocuğa hem kendini hem başkalarını korumayı öğretir. Sınırları olan çocuk, karşısındakinin sınırına da saygı duymayı öğrenir. Bu, adalet duygusunun ilk adımıdır. Sorumluluk verilen çocuk, yaptığı davranışın sonuçlarını fark eder. Her şey onun yerine yapıldığında değil, yapabildiği kadarına izin verildiğinde gelişir. Yaptığı bir hatanın sonucunu güvenli bir ortamda deneyimleyen çocuk; suçluluk değil, sorumluluk duygusu geliştirir. Bu da iyi insan olmanın en sağlam zeminidir. Kendini değerli hisseden çocuk, başkasını küçültme ihtiyacı duymaz. Sürekli kıyaslanan, etiketlenen çocuk ise gücünü kanıtlamak için kırıcı olabilir. Olduğu haliyle kabul edilen çocuk; gücünü paylaşmayı, merhameti ve saygıyı öğrenir. İyi insan olmak, hiç hata yapmamak değildir. Hata yaptığında durup düşünebilmek, özür dileyebilmek ve telafi etmeye çalışmaktır. Çocuğa bu alan tanındığında vicdan gelişir, iç denetim oluşur. Sonuçta bir çocuğu iyi insan yapan şey; kusursuz davranması değil, yanlış yaptığında kalbinin sesini duyabilmesidir. Ona bırakabileceğimiz en büyük miras; yüksek başarılar değil, sağlam bir vicdandır. Ve unutmamak gerekir ki çocuklar en çok söylediklerimizi değil, olduklarımızı taşır. — Nurdan Kıyar Adana / 2026
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rotayonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.