Nurdan Kıyar
Köşe Yazarı
Nurdan Kıyar
 

Çocuklarda Akran Zorbalığı Farkındalığı Nasıl Oluşturulur?

  Akran zorbalığı bir “çocuk kavgası” değildir. Bir “şımarıklık” ya da “büyüyünce geçer” meselesi hiç değildir.   Zorbalık; güç dengesizliği içeren, tekrar eden ve bir çocuğun psikolojik ya da fiziksel güvenliğini tehdit eden davranış biçimidir.   Ve en tehlikelisi şudur: Çocuklar çoğu zaman bunun adını koyamaz.   1. Önce Tanımayı Öğretmeliyiz   Bir çocuğa “zorbalığa uğrarsan söyle” demek yeterli değildir. Çocuk zorbalığın ne olduğunu bilmiyorsa, yaşadığı şeyi “normal” sanabilir.   Zorbalık yalnızca itmek, vurmak değildir. • Lakap takmak • Grup dışına itmek • Alay etmek • Sosyal medyada küçük düşürmek • Sürekli tehdit etmek   Bunların hepsi zorbalıktır.   Farkındalık, isimlendirmekle başlar.   2. Empatiyi İnşa Etmeden Zorbalık Önlenmez   Empati bir “iyi çocuk özelliği” değil, öğrenilen bir beceridir. Çocuklara şu soruyu sormadan ilerleyemeyiz:   “Onun yerinde sen olsaydın nasıl hissederdin?”   Drama çalışmaları, rol değişimleri, hikâye tamamlama etkinlikleri bu noktada çok güçlü araçlardır. Çocuk, karşı tarafın duygusunu deneyimlemeden davranışını dönüştürmez.   3. İzleyici Çocukları Güçlendirmek   Her zorbalık olayında üç rol vardır: Zorba, mağdur ve izleyici.   En kritik rol izleyicidir. Çünkü zorbalık çoğu zaman “seyirci varken” büyür.   Çocuklara şunu öğretmeliyiz: “Gülmemek de bir tavırdır.” “Destek olmak cesarettir.”   Sessiz kalmanın da bir seçim olduğunu anlatmalıyız.   4. Duygusal Güvenli Alan Oluşturmak   Bir çocuk zorbalığı anlatmıyorsa, genellikle iki sebep vardır: • İnanılmayacağını düşünür. • Daha kötü olacağından korkar.   Okulda ve evde şu mesaj net olmalıdır: “Ne yaşarsan yaşa, suçlu sen değilsin.”   Çocuk kendini güvende hissetmezse konuşmaz. Konuşmazsa çözüm gelişmez.   5. Aile Eğitimi Olmadan Süreç Yarım Kalır   Zorbalık sadece okul problemi değildir. Evde kullanılan dil, ebeveynin öfke yönetimi, çocuğa model olunan davranışlar doğrudan etkilidir.   Çocuğa sürekli “sen güçlü ol, ezdirme kendini” demek; bazen onu zorba rolüne yaklaştırabilir. Güçlü olmak başkasını ezmek değildir. Güçlü olmak, kendini ve başkasını koruyabilmektir.   6. Önleyici Çalışmalar Esastır   Zorbalık başladıktan sonra müdahale etmek geç kalınmış bir adımdır. Asıl hedef, başlamasını önlemektir. • Sınıf içi duygu panoları • Haftalık duygu paylaşım çemberleri • Sosyal beceri oyunları • İş birliği gerektiren grup çalışmaları   Topluluk bilinci geliştikçe zorbalık azalır.   ⸻   Unutmayalım: Bir çocuğun kalbinde açılan görünmez yaralar, fiziksel yaralardan daha uzun süre iz bırakır.   Akran zorbalığıyla mücadele; disiplinle değil, bilinçle yürütülmelidir. Ve bilinç, erken yaşta inşa edilir.   Çünkü güvenli çocukluk, güçlü yetişkinlik demektir.   Nurdan Kıyar - Adana
Ekleme Tarihi: 15 Şubat 2026 -Pazar

Çocuklarda Akran Zorbalığı Farkındalığı Nasıl Oluşturulur?

 
Akran zorbalığı bir “çocuk kavgası” değildir.
Bir “şımarıklık” ya da “büyüyünce geçer” meselesi hiç değildir.
 
Zorbalık; güç dengesizliği içeren, tekrar eden ve bir çocuğun psikolojik ya da fiziksel güvenliğini tehdit eden davranış biçimidir.
 
Ve en tehlikelisi şudur:
Çocuklar çoğu zaman bunun adını koyamaz.
 
1. Önce Tanımayı Öğretmeliyiz
 
Bir çocuğa “zorbalığa uğrarsan söyle” demek yeterli değildir.
Çocuk zorbalığın ne olduğunu bilmiyorsa, yaşadığı şeyi “normal” sanabilir.
 
Zorbalık yalnızca itmek, vurmak değildir.
• Lakap takmak
• Grup dışına itmek
• Alay etmek
• Sosyal medyada küçük düşürmek
• Sürekli tehdit etmek
 
Bunların hepsi zorbalıktır.
 
Farkındalık, isimlendirmekle başlar.
 
2. Empatiyi İnşa Etmeden Zorbalık Önlenmez
 
Empati bir “iyi çocuk özelliği” değil, öğrenilen bir beceridir.
Çocuklara şu soruyu sormadan ilerleyemeyiz:
 
“Onun yerinde sen olsaydın nasıl hissederdin?”
 
Drama çalışmaları, rol değişimleri, hikâye tamamlama etkinlikleri bu noktada çok güçlü araçlardır. Çocuk, karşı tarafın duygusunu deneyimlemeden davranışını dönüştürmez.
 
3. İzleyici Çocukları Güçlendirmek
 
Her zorbalık olayında üç rol vardır:
Zorba, mağdur ve izleyici.
 
En kritik rol izleyicidir.
Çünkü zorbalık çoğu zaman “seyirci varken” büyür.
 
Çocuklara şunu öğretmeliyiz:
“Gülmemek de bir tavırdır.”
“Destek olmak cesarettir.”
 
Sessiz kalmanın da bir seçim olduğunu anlatmalıyız.
 
4. Duygusal Güvenli Alan Oluşturmak
 
Bir çocuk zorbalığı anlatmıyorsa, genellikle iki sebep vardır:
• İnanılmayacağını düşünür.
• Daha kötü olacağından korkar.
 
Okulda ve evde şu mesaj net olmalıdır:
“Ne yaşarsan yaşa, suçlu sen değilsin.”
 
Çocuk kendini güvende hissetmezse konuşmaz. Konuşmazsa çözüm gelişmez.
 
5. Aile Eğitimi Olmadan Süreç Yarım Kalır
 
Zorbalık sadece okul problemi değildir.
Evde kullanılan dil, ebeveynin öfke yönetimi, çocuğa model olunan davranışlar doğrudan etkilidir.
 
Çocuğa sürekli “sen güçlü ol, ezdirme kendini” demek; bazen onu zorba rolüne yaklaştırabilir.
Güçlü olmak başkasını ezmek değildir.
Güçlü olmak, kendini ve başkasını koruyabilmektir.
 
6. Önleyici Çalışmalar Esastır
 
Zorbalık başladıktan sonra müdahale etmek geç kalınmış bir adımdır.
Asıl hedef, başlamasını önlemektir.
• Sınıf içi duygu panoları
• Haftalık duygu paylaşım çemberleri
• Sosyal beceri oyunları
• İş birliği gerektiren grup çalışmaları
 
Topluluk bilinci geliştikçe zorbalık azalır.
 
 
Unutmayalım:
Bir çocuğun kalbinde açılan görünmez yaralar, fiziksel yaralardan daha uzun süre iz bırakır.
 
Akran zorbalığıyla mücadele; disiplinle değil, bilinçle yürütülmelidir.
Ve bilinç, erken yaşta inşa edilir.
 
Çünkü güvenli çocukluk, güçlü yetişkinlik demektir.
 
Nurdan Kıyar - Adana
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rotayonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.