Hülya Ölçücüoğlu
Köşe Yazarı
Hülya Ölçücüoğlu
 

RUHUN YARA BANDI

Otobüs terminali her zamanki gibi kalabalıktı. Bavulların tekerlek sesleri birbirine karışıyor, anonslar havada yankılanıyor, herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Kalabalığın içinde, bankta tek başına oturan genç bir kadın dikkat çekiyordu. Elindeki telefonu defalarca açıp kapatıyor, gözlerinden süzülen yaşları kimse fark etmesin diye başını öne eğiyordu. O gün sadece işini kaybetmemişti; uzun zamandır tutunmaya çalıştığı umutlarını da geride bırakmış gibiydi. Yanına yavaşça yaşlı bir kadın oturdu. Bir süre hiç konuşmadılar. Sonra yaşlı kadın çantasından bir mendil çıkarıp uzattı. “Bazen hayat çok ağır geliyor, değil mi?” diye sordu. Genç kadın sadece başını salladı. Kelimeler boğazında düğümlenmişti. Yaşlı kadın, izin ister gibi gözlerinin içine baktı ve kollarını açtı. Genç kadın hiç düşünmeden ona sarıldı. O sarılma belki on saniye sürdü, belki otuz. Ama zamanın ölçüsü o an önemini yitirmişti. Genç kadın ilk kez ağlamaktan utanmadı. Omuzlarında günlerdir taşıdığı görünmez yük hafiflemiş gibiydi. Yaşlı kadın usulca fısıldadı; “Bazı yaraların ilacı konuşmak değildir. Birinin seni düşmeden tutacağını bilmek yeter.” Yıllar sonra genç kadın, bir hastanenin bekleme salonunda aynı cümleyi hatırladı. Yanında, sonuç beklerken korkudan elleri titreyen yabancı bir kadın vardı. Sessizce yaklaştı ve “İstersen yalnız bekleme,” dedi. Kadın gözyaşlarını tutamadı. Cevap vermek yerine ona sarıldı. O gün genç kadın anladı ki iyilik bazen büyük fedakârlıklarda değil, küçücük temaslarda gizlidir. Bir sarılma kayıpları geri getirmez, kırılanları bir anda onarmaz. Ama ruhun kanayan yerine nazikçe bırakılmış bir yara bandı gibi, acının üzerine umut serer. Belki de bu yüzden insanlar hayatları boyunca unutamadıkları anıları değil, kendilerini gerçekten güvende hissettikleri kucakları hatırlarlar. Çünkü bazen hiçbir cümle “Yanındayım.” demeyi başaramaz. Ama samimi bir sarılma, tek kelime etmeden bunu hissettirebilir.
Ekleme Tarihi: 18 Haziran 2026 -Perşembe

RUHUN YARA BANDI

Otobüs terminali her zamanki gibi kalabalıktı. Bavulların tekerlek sesleri birbirine karışıyor, anonslar havada yankılanıyor, herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Kalabalığın içinde, bankta tek başına oturan genç bir kadın dikkat çekiyordu. Elindeki telefonu defalarca açıp kapatıyor, gözlerinden süzülen yaşları kimse fark etmesin diye başını öne eğiyordu. O gün sadece işini kaybetmemişti; uzun zamandır tutunmaya çalıştığı umutlarını da geride bırakmış gibiydi. Yanına yavaşça yaşlı bir kadın oturdu. Bir süre hiç konuşmadılar. Sonra yaşlı kadın çantasından bir mendil çıkarıp uzattı. “Bazen hayat çok ağır geliyor, değil mi?” diye sordu. Genç kadın sadece başını salladı. Kelimeler boğazında düğümlenmişti. Yaşlı kadın, izin ister gibi gözlerinin içine baktı ve kollarını açtı. Genç kadın hiç düşünmeden ona sarıldı. O sarılma belki on saniye sürdü, belki otuz. Ama zamanın ölçüsü o an önemini yitirmişti. Genç kadın ilk kez ağlamaktan utanmadı. Omuzlarında günlerdir taşıdığı görünmez yük hafiflemiş gibiydi. Yaşlı kadın usulca fısıldadı; “Bazı yaraların ilacı konuşmak değildir. Birinin seni düşmeden tutacağını bilmek yeter.” Yıllar sonra genç kadın, bir hastanenin bekleme salonunda aynı cümleyi hatırladı. Yanında, sonuç beklerken korkudan elleri titreyen yabancı bir kadın vardı. Sessizce yaklaştı ve “İstersen yalnız bekleme,” dedi. Kadın gözyaşlarını tutamadı. Cevap vermek yerine ona sarıldı. O gün genç kadın anladı ki iyilik bazen büyük fedakârlıklarda değil, küçücük temaslarda gizlidir. Bir sarılma kayıpları geri getirmez, kırılanları bir anda onarmaz. Ama ruhun kanayan yerine nazikçe bırakılmış bir yara bandı gibi, acının üzerine umut serer. Belki de bu yüzden insanlar hayatları boyunca unutamadıkları anıları değil, kendilerini gerçekten güvende hissettikleri kucakları hatırlarlar. Çünkü bazen hiçbir cümle “Yanındayım.” demeyi başaramaz. Ama samimi bir sarılma, tek kelime etmeden bunu hissettirebilir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rotayonhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.